OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEKİ MAKRO VE MİKRO ÖLÇEKTEKİ GELİŞMELER

Otomotiv Sektörünün Önemi
Günümüzdeki Otomotiv Sektörü, gelişmiş ve hatta gelişmekte olan ülkeler için en önemli sektör olarak ifade etmek mümkündür. Güçlü bir otomotiv sektörü, sanayileşmiş ülkelerin ortak özelliklerinden biri olarak gözümüze çarpmaktadır. Otomotiv sektörünün önemli sektör olmasının başlıca nedeni, diğer sektörlerle olan yakın ilişkileridir. Otomotiv sektörü, başka birçok sektörün ürettiklerinden yararlanır. Bunların başında demir-çelik, cam, plastik,tekstil, elektronik ve elektrik sektörleri gelir. Bunun yanında, otomotiv sektörü, yaptığı üretim ile bazı sektörlerin de verimli bir şekilde işlemesini saplamaktadır.

Otomotiv Sektöründe Üretim
Türkiye’de otomotiv sanayisinin gelişmesinin en büyük etkenlerinden biri üretim alanındaki gelişmelerdir. Bahsedilen gelişme kavramı sadece üretim miktarı değil, ayrıca üretimin kalitesidir. Gelişen teknolojinin Türkiye’ye aktarılması ile birlikte, Türk otomotiv sanayisinin üretim kalitesi artmış, bu da otomotiv sanayisini ve bütün sektörün gelişmesini ve büyümesinin sağlamıştır.
Bu büyümenin en önemli etkenlerinden biride; üretimin küreselleşmesidir. Standart ürünlerde görülen piyasa doygunluğu, tüketici talebinin giderek farklılaşmasını ve yabancı sermaye yatırımlarının artması ve esnek üretim modellerinin getirmiş olduğu değişmelerle endüstri içi ticaretin yaygınlaştığı gözlenmektedir. Bununla birlikte, firmalar rekabet avantajlarını kaybetmemeleri için firmaların opsiyonel faaliyetlerini geliştirmeleri ve AR-GE faaliyetlerini artırmaları ve risk yönetimini iyileştirmelerini içeren kurumsallaşma sürecine girmeye zorlanmıştır. Bu rekabet ortamının oluşturmuş olduğu bu sürece uyum sağlayamayan firmalar, küçük işletmeler kurumsallaşamadıkları için piyasa dışında kalmışlardır.

Otomotiv sektöründeki üretimler 2008 yılı itibari ile düşüşe geçmiştir. 2008 Ağustos döneminde başlayan üretimdeki düşüş, Haziran itibariyle devam etmiş ve üretimimizin yüzde 71 inin ihraç edilmesi nedeni ile iç pazardaki talep azalmasına ek olarak ihracatta da keskin daralmanın 2009 yılı altı aylık döneminde de sürdüğü görülmektedir. Bu düşüşler, toplam araç üretiminin yüzde 44,8 otomobil üretiminin ise yüzde 35,3 oranında azalmasına neden oldu. 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde toplam üretim 394 bin adede geriledi, otomobil üretimi ise 246 bin adet olarak ifade edilmiştir.  

 

Otomotiv Sektöründe İhracat ve İthalat
İhracat
1993 yılında, TL’nin reel olarak değer kazanma eğilimini sürdürmesi ve iç talepteki canlılık nedeniyle genel ekonomideki ihracat daralmasına paralel olarak otomotiv ihracatı da gerileme kaydetmiştir. 1994’e kadar otomotiv üretimi daha çok yurtiçi talebi karşılamaya yönelik olduğu halde, 1994’ün ilk yarısında döviz kurlarının hızla yükselmesiyle baş gösteren ekonomik kriz ve ardından uygulamaya koyulan istikrar tedbirlerinin iç talebi önemli ölçüde daraltması sonucu üreticiler ihracata yönelmişlerdir.
1992- 2000 yılları otomotiv ihracatının toplam dış ticaret içindeki payı, ortalama olarak %30 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2000 yılından itibaren, otomotiv firmalarının ihracat projelerinin başlamasıyla birlikte, ihracatın dış ticaret içindeki payı artmaya başlamıştır. Ancak, 2000 yılında otomotiv ithalatının, pazarın büyümesiyle birlikte artması ve döviz kurlarının düşük seyretmesi, otomotiv ihracatının toplam dış ticaret içindeki payının %28 gibi düşük bir düzeyde gerçekleşmesine neden olmuştur.
2009 yılı Ocak-Haziran döneminde ihracat, 2008 yılı aynı dönemine göre yüzde 48,9 oranında azalarak 7.5 milyar ABD doları oldu. Otomotiv sanayi, 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde sektör sıralamasında birinci sırada yer aldı ve toplam ihracattaki payı yüzde 17,1 düzeyinde gerçekleşti.
2009 yılı Ocak-Haziran döneminde toplam taşıt aracı ihracatı, 2008 yılı aynı dönemine göre yüzde 50 azalarak 278 bin adet oldu. 2009 yılı Ocak-Haziran döneminde otomobil ihracatı, yüzde 42 düşüş ile 179 bine, ticari araç ihracatı ise yüzde 60 azalarak 98 bin adede geriledi, traktör ihracatı yüzde 24 azaldı ve 4.489 adet düzeyinde gerçekleşti.
Bu dönemde O.Renault 102 bin adet otomobil, Tofaş 32 bin adet otomobil ve 44 bin adet hafif ticari araç olmak üzere toplam 76 bin hafif araç, Ford Otosan 47 bin adet hafif ticari araç, Toyota  32 bin adet otomobil ihraç etmiştir.
2009 yılı Ocak-Haziran dönemi ihracatı, 2008 yılı Ocak-Haziran dönemine göre yüzde 50 oranında azaldı. Bu düşüşün en büyük etkenlerinin başında oluşan küresel kriz, yeterli olarak üretimin yapılamaması, alınmayan yeterli tedbirler ve ülkemizde yapılmış olan ÖTV indiriminin kalkması olarak gösterebiliriz.

İthalat
Dünyadaki gelişmeler ithalatı arttırıcı bir rol oynamıştır. AB ve Uzak Doğu’da kullanılmayan kapasitelerin yüksek oluşu, Türkiye gibi gelişme potansiyeli olan pazarlarda özel fiyat uygulamalarına neden olmuştur. Bunun yanı sıra bu alandaki yoğun rekabet, otomotiv sektöründe yoğun bir teknolojik gelişmeye neden olmaktadır. Her yıl yeni modellerin üretilmesi ve bu modellerin yüksek standartlara sahip olması müşteri tercihlerinin bu modellere yönelmesi sonucunu doğurmaktadır. Ancak son yıllardaki küresel krizin etkisiyle birlikte ithalat alanında da gerilemelere neden olmuştur. Ülkemizde son olarak Ford fabrikası üretimlere ve satışlara ara verdiğini duyurmuştu.

Sonuç olarak, makro ve mikro gelişmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, son 10 yılda imalat üretim ve dış ticaretinde yaşanan değişimlerle birlikte Otomotiv Sektörünün önceki yıllara göre özellikle 2008 yılından itibaren düşüşe geçtiği, altyapısı sağlam, küreselleşen firmaların zorlu ekonomik piyasa direndiği ve yapmış oldukları önemlerle ayakta kaldığı, küreselleşemeyen ve pazarın dışında kalan firmalar ile küçük çaplı işletmelerin bu pazarın dışında kaldığı gözlemlenmiştir.

[- Sayfayı yazdır - ]