Bilgi Üniversitesi MBA programı çerçevesinde yazmış olduğum bir araştırma ödevidir.
-
Şirket ve şirkete ait üretim süreçleri
Öncelikle ödev başlangıcında da bahsetmiş olduğum gibi herhangi bir şirkette çalışmadığımdan dolayı bu soruyu genel olarak Otomotiv Sektörü’nde üretim süreçleri olarak cevaplayacağım.
Genel olarak Otomotiv Sektörüne baktığımız zaman bundan birkaç yıl öncesine kadar en altın çağlarından birisini yaşayan sektör olarak ön planda yer alıyordu Otomotiv Sektörü? Peki ne oldu da bu duruma geldi. Öncelikle üretim süreçlerinden bahsetmekte fayda var.
2004 yılında ülkemizdeki otomobil pazarı toplam olarak 750.000 araç rakamına ulaşmıştır. Genel olarak bakıldığında ülkemizin nüfusuna yakın olan ülkelerden İspanya, Güney Kore gibi ülkelerde sektördeki araç sayısı yaklaşık olarak 3 milyon olarak görülmektedir. Buradaki farkın en önemlisi açıklanması Pazar büyüklüğüdür. Ülkemizde 1000 kişiye düşen otomotibl sayısı 79 olarak hesaplanmıştır.
Bir diğer yandan da sektörde
Yaratmış olduğu yüksek katma değer, yüksek istihdam, rekabetçi yapı ve bünyesinde bulunan çok fazla teknoloji ile birlikte araştırma ve geliştirme diğer bir adı ile ARGE de sekötürde önemli rol oynamıştır. Bununlar beraber üretime oldukça etkide bulunmuştur.
Süreç olarak Japon otomobil üreticilerini veri olarak ele alalım. Japon üreticileri için en zor yıllardan biri oldu 2009 yılı. Sektörde küresel kriz sebebi ile bir çok yatırımcı bir çok ülkede para kaydetti. Avrupa üreticileri Japonya’yı adeta otomotiv sanayinde adeta anlaşmaların yapılmış olduğu yer olarak kabul etti. Bunlara en iyi örnek Volkswagen’in Suzuki için yapmış olduğu hisse alım teklifi idi. Bir diğer örnekte Ford’un Mazda için olan teklifi. Japonya’ya yapılan bu teklifler üretimdeki kapasite gücü. Şöyle bir soru kendi kendime sorduğumda peki neden Çin değil de Japonya cevabı aslında çok basit Çin üreticilerinin bir çoğu taklitçiliğin önüne geçememesi. Ülkemizdeki üretim sürecini ele alırsak son yıllardaki düşüş devam etmekte özellikle 2008-2009 yıllarındaki düşüş önceki yılları aratacak cinsinden. Şu anda Otomotiv Üreticilerinin ön görüsü eğer gerekli uyarlamalar yapılmazsa 2010 yılının sonlarına doğru sektörün taban yapmasının kaçınılmaz olduğu yönünde demeçler vermektedir.
Peki bir otomobilin üretim süreci aşamaları nelerdir?
Üretilecek olan otomobilin tasarım ve dizaynı
Bu süreçte tasarımcılar ve mühendislerin üretilecek otomobilin tasarımını yaparak alt birimlerine ait verilerin elde edilmesini kapsayan süreç. Otomobilin tasarımı ve üretilmeye geçtikten sonra aşağıdaki süreçler işleyecektir.
Gövde Bölümü
Yapısal Yapıştırıcılarımız hemen hemen bütün malzemeler için uygun olduğundan daha dinamik araçlar üretmenizi sağlayacaktır.
Dış Yüzey
Yapıştırma teknolojimiz kaynak yapmanın pratik alternatifi olmakla kalmayıp, mekanik birleştirmede, koruyucu ve dekoratif kaplamada, dış dikiz aynalarını aracın dış yüzeyi ile birleştirmede kullanılarak çekici görünüş sunar ve pazarda kolaylıkla alıcı bulur.
Araç İçi
Araç içinde bulunan ergonomik sistemler, teknolojik sistemler ve tüketicinin tercih etmiş olduğu sistemlerle aydınlatma, konfor ve güvenlik sistemlerinin üretildiği süreç.
Boya
Aracın dış gövde bölümlerinin boyandığı ve renklere ayrıldığı süreç.
Motor ve Şase
Aracın teknik hız ve kapasite bölümlerinin belirlendiği süreç olarak adlandırabilir.
Üretim sonucunda oluşan verinin kontrol ve testlerden geçmesinden oluşan süreçtir.
Bahsetmiş olduğum bu süreçler yanın başında vurgulamış olduğum gelişim süreçlerinin etkilenmiş olduğu üretim süreçleri olarak ifade edebiliriz.
Dış çevre koşullarını etkileyen politik, ekonomik, sosyokültürel, teknoloji, çevresel ve hukuki faktörler
Bu soruda otomotiv sektörünü genel olarak ifade edersek; Türk otomotiv sektörünü ele alalım:
Türk otomotiv sektöründe politik ve ekonomik yönden otomotiv sektörü son yıllarda oldukça gerileme dönemine girmiştir. 2008-2009 yıllarında ki düşüş buna en güzel örnek olarak verebiliriz. Ekonomik olarak ele alındığından 2009 yılında yapılan ÖTV indirimleri ile sektör bir nevi yükselişe geçmiştir. Ancak bu indirimler sadece gerileyen sektöre yapılmış olan günü kurtarma çözümleri olarak ifade etmem mümkündür. Politik olarak etkisi ise sektör üreticileri şunu ifade etmiştir. Hükümetin sektöre tam destek vermesi bunun dışında yatırım teşviklerinin artması, üretiminde artacağını söylemektedirler. Görüldüğü gibi ekonomik ve politik koşullar sektörü etkileyen koşullar olarak ifade edebiliriz. Sosyokültürel olarak bakıldığında yazının ilk başında da belirttiğim gibi kişilerin araç kullanımı çevresel ve yapısal koşullara göre değişmekte. Hukuk olarak ele aldığımızda rekabette hükümetlerin koymuş olduğu kuralların sabit olması üretimi ve şirketi etkileyebileceğini belirte biliriz.
Otomotiv Endüstrisinin Porter rekabet Analizi ve Sektördeki Şirketin FÜTZ analizi kullanarak incele
PORTER den başlarsak;
Herhangi bir şirkette çalışmadığımdan dolayı sektörün genelini baz olarak şöyle ifade edebiliriz;
PORTER’in endüstri analizini beş adımda yapmaktadır. İlk olarak satıcıların pazarlık gücünü ele alırsak otomotiv endüstrisinde üreticiye üreteceği kadar otomobilin sayısından az bir ham madde gelirse, ya da talep edilen ürün miktarından az ham madde olmayışından dolayı az mal varsa üretimde arzda problem yaşayacaktır. Şu andaki durumda ülkemizdeki sorun bu durum değil üreticiler ellerinde bulunan stokları bitirmeye çalışmaktadır. Hatta firmalar arası anlaşmalarla satışların yükseltilmesi sağlanmaya çalışması. Yukarıda verdiğimiz örnek gibi Volkswagen in yapmış olduğu hisse teklifi gibi. Yapılan toplu alım indirimleri de bu analize örnek olarak gösterebiliriz. Örneğin şirketlere yapılan toplu araçlardaki avantajlar gibi. Porter’in 4. analizinde yer alan yeni giren firmalar analizinde şu anda Çin ve İran’ın ürettikleri otomobillerle piyasaya girişini ve dağıtım kanallarının değişimi , artışı Olarak örnek gösterebiliriz. Tabi burada dünya hükümet politikalarını da örnek gösterebiliriz. 5. maddede yer alan endüstri büyümesi analizinde bu kadar firmanın olması ve araç üretimin fazlalaşması gerekli rekabetin sağlanması ile arttığı ön görülmekte ancak oluşan kriz nedeni ile üreticiler bu durumdan hiç memnun olmadıklarını belirtmişlerdir.
SWOT-FÜTZ analizinde sektörde şu anda fırsat olarak Ülkemizde yapılan ÖTV indirimleri satışların artması için bir fırsat olarak görebiliriz. Üstünlük olarak sektörde söz sahibi ve hacmi büyük olan firmaların ÖTV indirimlerinde yaptıkları indirimlerle beraber kendilerinin uyguladıkları kampanyalarla diğer firmalara oranla ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Şu anda Aralık ayının sonunda kalkan ÖTV ile ve 2010 yılında hükümetin gerekli teşvik ve fırsatın sağlamaması durumunda tehditler ve tehlikeler ortaya çıkacaktır. Üretimin düşmesi ve satışların azalması olarak örnek gösterebiliriz. Bu durumların olmasında ayakta kalamayan firmaların veriminin azalması hatta iflas etmesi zayıflık analizine örnek olarak ifade edebiliriz. Örneğin FORD’un 2009 yılı içerisinde işçi çıkarma ve üretim durdurması buna en iyi örnektir.
Mevcut Strateji
Şu anda Türkiye’de Otomotiv Sektöründe uygulanan strateji sadece firmaların en az kayıpla kapatmak için kısa dönemli stratejiler olarak kısa çözümler ürettiği bir strateji uyguladıklarını görmek mümkün.
Benim uygulayacağım strateji; “sektörde söz sahibi ol, yenilikçi ol ve hep ilk sen öncü ol” çerçevesinde;
5–10–20 yıllık sektör bazlı stratejik planlar hazırlanması
Genç nüfusun eğitilmesi
Yatırım kredilerinin daha cazip hale gelmesi
Ekonomik istikrarın devamlılığı
İlk yatırım maliyetinin düşürülmesi (Toprak, Altyapı, Üstyapı)
Teşviklerin arttırılması
Araç vergileri düşürülerek doymamış pazarın canlandırılması
Verimlilik
Ar-GE teşviklerinin arttırılması
Finansman olanaklarının geliştirilmesi
Olarak belirlenebilir.
Örgüt yapım
Olayları analiz etme becerisine sahip, soruna en kısa yoldan kalıcı çözümler üretebilen, birimlerin birbirleri ile ilişkili olduğu, çalışmaların sürekli gelişebilir olarak yapıldığı ve bilimsel yaklaşım yapan yenilikçi bir örgüt yapısı olmasını isterdim.
[- Sayfayı yazdır - ]
|